Bingöl Ajans12 Haber Gazetesi

Dini Değerlerin İstismarı ve İstismar Hareketine Karşı Müslüman Duruşu Paneli Yapıldı

‘15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü’ vesilesiyle Bingöl İl Müftülüğü tarafından “Dini Değerlerin İstismarı ve İstismar Hareketine Karşı Müslüman Duruşu” paneli düzenlendi.
Bu haber 2017-07-17 17:13:27 eklenmiş ve 329 kez görüntülenmiştir.

Moderatörlüğünü Bingöl Müftüsü Mecit Can’ın yaptığı panele; Bingöl Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Olgun, İlahiyat Fakültesi Öğretim Yrd. Doç. Dr. M. Şirin Ayiş panelist olarak katıldı. Panel öncesinde, 15 Temmuz 2016’da yapılan darbe teşebbüsünde gazi olan Onur Asutay ve M. Akif Özdemir de o geceye ait duygu ve düşüncelerini paylaştı.  

 

Üniversite Enstitüler Konferans Salonunda 14 Temmuz 2017 saat 14:30’da yapılan panele Bingöl Valisi Ali Mantı, Bingöl Belediye Başkanı Yücel Barakazi, Üniversite Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak, Ak Parti Bingöl eski milletvekili Prof. Dr. Eşref Taş, İl Jandarma Komutanı Albay Hakan Bayer, İl Emniyet Müdürü Metin Akay ile çok sayıda kurum amiri, akademisyen ve vatandaş katıldı.

 

“FETÖ, baştan sona bir istismar örgütüdür, sapkın bir tarikattır”

Rektör Yardımcısı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Olgun, “FETÖ’ye karşı, PKK’ya karşı, DAİŞ’e karşı yapılan mücadelede şehit olan asker ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, gazilerimize şifalar diliyorum” diyerek başladığı konuşmasında, FETÖ’nün baştan sona bir duygusal sömürü ve istismar örgütü olduğuna dikkat çekerek, “gençlerimizin eğitim, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan bütün ihtiyaçlarına gayr-i meşru vaatler sunarak, kendisine kul ve köle yapan karanlık bir örgüt ile karşı karşıyayız. Dinimizin bütün inanç ve değerlerini örgüt liderine göre kurgulayan bu karanlık örgüt, bu nedenle liderinin rüya, hayal ve hezeyanlarına kutsiyet atfederek bu yapıya ram olmuştur” dedi.

 

“FETÖ,  İslami bir cemaat değildir”

FETÖ’nün İslami bir cemaat olmak bir yana, dini bir cemaat dahi olmadığını belirten Prof. Dr. Olgun, “FETÖ korkutma, yıldırma, gözdağı, vaat ve rüyalarla gençleri kendisine bağlayan bir duygusal istismar hareketidir. Tarihte bu tür tarikatların varlığını biliyoruz. David Koresh öncülüğündeki ‘Wico tarikatı’ bağlılarına zehirli meyve suyu içirerek toplu intihar ettirmişti. ‘Moon tarikatı’ bağlılarına toplu evlilik törenleri düzenlemişti. İlginçtir, evlenen çiftler birbirlerini hiç tanımamıştı. Daha gerilere gidildiğinde Hasan Sabbah, Alamut kalesinde taraftarlarına sahte cennet kurgusu ve vaatler ile cinayetler işletmiştir. Haşhaşiler olarak bilinen bu tarikat, İslam eğitim sisteminin öncülerinden olan Nizamiye medreseleri geleneğinin kurucusu Nizam’ül Mülk’ü katletmişlerdi. Yani duygusal istismar örgütleri tarihin her devresinde kendine kölelik yapacak kurbanlar bulmuştur” şeklinde konuştu.

 

“Doğru dini bilginin sahih kaynaklardan elde edilmesini önlerseniz, dini istismar edenlere kapıyı açarsınız”

 

Prof. Dr. Olgun, 15 Temmuz meş’um terör saldırısından sonra artık “nerde hata yaptık” sorusunun cevabının aranmasının vaktinin geldiğine işaret etti. En önemli hatanın gençlerimize doğru din eğitiminin verilememesi olduğuna dikkat çeken Olgun “gençlerimize ve halkımıza doğru dini bilgi sahih kaynaklardan devşirilerek verilmelidir. Bu kaynaklar Kur’an ve sahih sünnettir. Kur’an ve sünnete uymayan bir din anlayışı toplumu din bezirgânlarının eline düşürür. Sahih din anlayışına dayalı din eğitiminin resmi eğitim kurumlarımızda güçlendirilmesi gerekir. Ayrıca medya üzerinden dini program formunda topluma dini istismara açık menkıbe ve rüyalar anlatılmaya devam etmektedir. Birer gösteri ve tiyatroya dönüşen bu tür medyatik programlara da itibar edilmemelidir. Unutulmamalıdır ki, din gibi İslam gibi yüce ve ulvi değerler televizyon ekranlarından öğrenilecek kadar basit ve sıradan değildir. Yani din eğitimi çocuklarımıza yaz kurslarında verilen “sübhaneke” duasından ya da “abdestin farzları”ndan ibaret değildir. Din eğitimi, Allah’tan başka otorite tanımayan, Kur’an ve sünneti özümsemiş, sorgulayana, düşünen ve iradesini başka bir faninin iradesine köle etmeyen özgür nesiller yetiştirmenin yegâne yoludur” şeklinde sözlerini noktaladı.

 

“İnancımız var, ama sorgulamıyoruz”

 

Üniversitemiz İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. M. Şirin Ayiş, konuşmasında, “din nedir, inancımız var ama sorgulamıyoruz, sorgulamadan nasıl öğrenebiliriz, din tek başına bir malumat değildir. Dini istismar bugün FETÖ’yü yarattı, yarın başka bir yapıyı meydana getirir. FETÖ, tevhitten sapma bir harekettir”  dedi.

 

FETÖ’nün sabun kalıbı gibi insan yetiştirdiğine dikkat çeken Ayiş, “İslam dini tevhit dinidir. FETÖ, tevhitten sapan bir harekettir. Hiçbir şahsın yazdığı kitap, Kur’an’ı kerim yerine geçemez. Hiç kimsenin yastığı, yatağı, giysisi kutsal olamaz. Samimi olmayan insanlar, Allah’ı çağırmıyor ya da anlatmıyorlar. Mantıklı gelen her şey doğru değildir. Soruları çaldılar, insanların emeğini gasp ettiler ve kendilerince bunu meşrulaştırdılar adeta Makyavelist bir anlayışla hareket ettiler” diyerek konuştu.

ETİKETLER : Dini Değerlerin İstismarı ve İstismar Hareketine Karşı Müslüman Duruşu Paneli Yapıldı Bingöl Bingöl Haber Bingöl Haberi Bingöl Haberleri Bingöl Son Dakika Online Yeni Gelişme Bingölden Haber Bingölün Haberi Çapak
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer BİNGÖL HABERİ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Bingöl Hava Durumu
BINGOL
Arşiv Arama
- -
Anket

Bingöl Ajans12 Haber Gazetesi
© Copyright 2015 Bingöl Haber Ajans12 Gazetes Bingöl Haber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Ajans12 Gazetesi Bingöl Haber ön muhasebe programı
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
BİNGÖL HABERİ