Bingöl Ajans12 Haber Gazetesi

BU GEMİ BATAR MI?


Bu makale 2016-08-07 12:36:04 eklenmiş ve 601 kez görüntülenmiştir.
İmran ASLAN

2002 yılında bir arkadaşın abisi Gaziantep Üniversitesinde Araştırma Görevlisi olmuştu. Ben de nasıl araştırma görevlisi olduğunu ve gerekli kriterleri sormuştum, belki ileride akademisyen olurum diye. Bana söylediği ise onun düşüncesi güzel olduğu için onu araştırma görevlisi yaptılar. Karpuz seçer gibi insanlar düşencesine göre işe alınıyor: hakkın, hukuğun, İslami dğerlerin hüküm sürmediği bir sistem. Bölüm başkanı solcu olduğu için alınan araştırma görevlisinin de solcu olması gerekiyordu akademik özelliklerden ziyade aynı şey sağ görüş içinde geçerliydi. Dolaysıla modern dünyanın geldiği noktada bizim ülkemizde akademisyen olman için belli bir ideoloji hizmetten etmen gerekiyor. Peki ideoloji ve bilimsel gelişmişlik aynı seviyede gidebilir mi sorusuna, kısmen de olsa çok zor olduğu ortada. Dolaysıyla devlet kurumlarında işe alımlar,  1980 yılından sonra genellikle liyakkatan ziyade ideoloji odaklı olarak yapıldı. Sonuç olarak adamı olanlar genellikle siyasiler aracılığıyla bir işe girmeye başarırken çevresi olmayanlar ve idealist insanlar yurt dışına göç etmek veya kendi işlerini kurmak zorunda kaldılar. Sonuç olarak yıllarca devlet kurumları kalitesiz bir sisteme mahkum bırakıldı. Memurların, polislerin rüşvet aldığı bir ülkede çağ dışı bir sisteme mahkum  bırakılan ülke hala düze çıkamadı. Herhangi bir zorlukla karşılaşan torpilli memurlar siyasiler aracılığıyla önlerindeki zorlukları ortadan kaldırdılar. İşin acı tarafı ise bu ahlaksız sistemin para kaynağı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vergileri olmasıydı. Katma değeri olmayan bu kaymak tabaka kemirgen gibi ülkenin kanını emdi. Yürütmeden sorumlu hükümetler ise buna ya seyirci kaldı ya da kısmen beraber halkın vergilerini ceplerine indirdiler. Bu sisteme dışarıdan girenler ise ya eğitim boyunca ya da iş hayatında baskılar ve mobbing(psikolojik taciz) ler istifa ettirildi veya işten kovuldu. Ancak küçük bir azınlık sabrı ve dirayeti sayesinde ayakta kalabildi. Bu ülkede darbeler ve siyasi baskılarla binlerce insan işinden, emeğinden mahrum bırakıldı.

Taki 1999-2000 yıllara gelindiğinde artık tehlikenin ne olduğu ortaya çıktı. Artık devlet kurumlarında devletten bağımsız güçlü bir yapı vardı ve kendini ülkenin sahibi olarak görmeye başladı. Paralel yapı denilen ve dış güçler tarafından kontrol edilen bu örgüt halktan aldığı maaşları ve gelirleri kendi çıkarları ve üyelerine hizmet için kullanmaya başladı. Daha önce marjinal sol ve kendini ülkenin sahibi olarak zaneden Cumhuriyet maskesi altında halkın vergileri ile beslenen elit tabaka ile  yaptığı mücadeleyi AKP hükümeti sayesinde kazanan yapı; eğitim, sağlık, polis, asker vb. tüm kurumlarda mutlak karar verici oldu. Düşünün KPSS soruları, askerlik giriş soruları, polisliğe giriş sınav soruları, ALES, YDS, KPDS, ÖSS-ÖSYM soruları ile binlerce kişi istedikleri yerlere yerleşecek ve bunu devleti ele geçirmek için yapacaklar. Bu yaptıkları günahları ise sahte fetvalar ve İslami kişileri işe alıyoruz diye temize çıkarmaya çalışacaklar ve İslami bir maddi çıkar amacı olarak yıllarca kullanacaklar. Hastalıklı 1960 ve 1980 darbe zihniyetinden farklı olarak güçleri sadece bir bölgede veya ilde değil de tüm Türkiyede ortaya çıkacak. Tarladan çağırdıkları bir lise veya üniversite mezununa KPSS sorularını vererek memur yapacaklar, açık öğretimden mezun bir bireyi Yrd.Doç. veya Profesör yapacaklar, üniversiteye alacakları tüm memurları itaat ve iradelerini teslim etmeleri karşılığında işe alacaklar. Polis ve asker olacak öğrenci aynı şekilde ya itaat edecek veya iradesini verecek ya da atılacaktı. Hastanede bir ameliyat dahi yapmak için araya adam sokulacak ameliyat sırası alınacak veya masaya biraz para bırakmak zorunda kalacaksın. Üniversitede bir dersten geçmek için belli hocaların guruplarına itaat etmezsen dersten geçmen sıkıntıya girecek, yüksek lisans ve doktoraya alınmayacaksın. Alınacaksan da belirli bir grup veya örgüte itaat etmezsen derslerden kalacaksın ve yolda eleneceksin. Kendi guruplarından olan elemanlar ise derslerden rahat geçecek veya gerekirse sınav soruları verilecek, yüksek lisansa giriş ve eleme sınavlarında gerekirse sorular verilerek alınacak ve yüksek lisansı rahat bitirecekler. Aynı şekilde doktorada mezun olman için bir cemaat ve örgüte üye olmadan ilerlemen çok zor ve imkansız . Böyle bir şekilde binlerce insan Profesör, doçent, yardımcı doçent olacak ve ülkenin eğitim kurumu çoğunluğu belirli bir cemaate üye olan bireyler tarafından ele geçirilecek. Ülkedeki akademik kadroların yaklaşık 30-40% belirli bir gurubun kontrolüne girdiği anlaşılacak. Dolasıyla bu sistemden gelen kişiler iradeleri emir komuta zincirinde üst kısma bağlı olacak. İstedikleri kişi rektör olacak, dekan olacak, bölüm başkanı olacak, fakülte sekreteri olacak, enstitü müdürü olacak ...Haksızlığa uğrayan vatandaşın  şikayetleri ise aynı karakterde olan insanlar tarafından çöpe atılacak. Atfedersiniz ama bu sistemin ortaya çıkardığı sadece pislik ve ahlaksızlık. Buna yıllar boyunca siyasiler, dini kurumlar, devlet büyükleri göz yumdu, görmezden geldi. Sonuç, devlet içinde kontrolsüzce ve haram şekilde büyüyen bu yapı darbe yapacak ve vatandaştan aldığı vergiler ve imkanlarla vatandaşı öldürecekler. Bunu daha önceki tarihlerde defalarca yaşamış olmamıza rağmen ders almayacağız ve millenyum sonrası dünyada darbe girişimi olacak. Diğer gelişmiş uluslar teknolojik, kültürel ve ekonomik alanda ilerlerken bize reva görülen orta çağ zorba yönetimi olacak. Bu unutulmamalı ki bu Gemi batarsa hepimiz beraber batacağız.

Paralel yapıyı piyon olarak ortaya atan dış mihraklar oluşacak kaosta ülkeyi işgal edeceği planı halkın çabası ve iradesiyle engellendi. Bu unutulmamalı dış mihraklar umut verdikleri iç piyonları işleri bitince çöpe atacaklardır. Suriyede Sünnilere savaşın sizi Esad diktasından kurtaracağız diyen dış mihraklar savaş çıktıktan sonra sünnilere sırtlarını çevirdiler.Önceleri umut ve bol keseden vaat veren bu dış küresel güçler sonradan Suriye vatandaşlarının petrolüne, organlarına, mallarına göz diktiler. Eğer darbe gerçekleşseydi belki de Amerika tarafından Akdeniz gönderilen savaş gemilerinden ve Romanyadaki üslerden Türkiye topraklarına asker girişleri olacak ve ülke işgal edilecekti, ülkede demokrasi elden gidiyor diye!!! ve cinayetler işleniyor diye!!! Yalancı demokrasi yalanları ile Irak ve Afganistanı bu şekilde işgal ettiler. . Umut ve devlet yönetimi vaadi verilen paralel cunta ise ya çöpe atılacaktı ya da kullanılmaya devam edilecekti.Belki ülkenin doğusu Ermenilere, küçük bir kısmı(Bir kaç il)  Kürdistan adı altında kürtlere, bir kısmı Yunanlılara teslim edilecekti. Sonuçta kaybeden Müslüman Kürtler ve Türkler olacaktı. Oyun teorisinde planın ötesinde de planlar vardır. 

Bu ülkenin ayakta kalması için pozitif billimelerin hakim olduğu adil bir eğitim sistemi, üniversitelerde iş yapacak akademik kadrolar, polisler, askerler, sağlıkçılar, mühendislerle ile mümkün olacaktır. Adalet yoksa çürüme vardır. Modern toplumları yakalamak istiyorsak öncelikle ilk okuldan başlanarak eğitimin yeniden revize ve düzenlemesi gerekiyor. Bir çok okul eğitimden ziyade diploma ve not veren kurumlar haline gelmiş durumda. Sınıfa kalmanın olmadığı bir sistemde çalışkan ile tembeli birbirinden ayırmak mümkün değildir. Binlerce genç sokaklarda satılan uyuşturucu ile heba olmaktadır ve görevini yerine getireyen devlet kurumları ise buna seyirci kalmaktadır, özellikle polisler. Derslerden 20-30 çoktan seçmeli sorularla mezun olacak üniversite öğrencilerinden bir yenilik ve gelişmişlik beklemek mümkün değildir. Ayrıca soruların cevapları sınav öncesinde bellirli öğrencilere veriliyor. İradesini satan yöneticiler ise çözüm ve hizmetten ziyade ceplerini doldurmaya ve vatana ihanet etmeye  odaklanacaktır. İşin açıkçası gemide çok delik var ve bunları düzeltmezsek batma ihtimalimiz yüksek.

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Bingöl Hava Durumu
BINGOL
Arşiv Arama
- -
Anket

Bingöl Ajans12 Haber Gazetesi
© Copyright 2015 Bingöl Haber Ajans12 Gazetes Bingöl Haber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Ajans12 Gazetesi Bingöl Haber ön muhasebe programı
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
BİNGÖL HABERİ