Bingöl Ajans12 Gazetesi Bingöl Haber Gazetesi
antalya escort antalya escort

Diyarbakır Konuşması: Bölgedeki İzlenimi


Bu makale 2016-09-05 18:28:23 eklenmiş ve 629 kez görüntülenmiştir.
İmran ASLAN

4 Eylüldeki başbakanın konuşması beklentilerin çok uzağında ve bölge adına hiçbir umut vaat etmedi. Gözler eski başbakan Davutoğlu’nu aradı, keşke o olsaydı başbakan dercesine. Davutoğlu daha ehminiyetli ve önlem odaklı olaylara yaklaşıyordu. Sebep sonuç analizleri ve olaylara bakış açısı daha derin ve daha uzun vadeli stratejik odaklıydı. Eski olayları analiz etme kabiliyeti ve ona göre sonuç çıkarma kabiliyeti yüksekti ve nihayetinde çok iyi bir eğitimden geçmiş bir profesördü. Konuşmaları daha tutarlı ve kibarcaydı, toparlama yeteneği çok yüksekti. Anlık olaylar karşısındaki soğuk kanlılığı ve acele hareket etmemesi en büyük avantajıydı. Rusya ile meydana gelen uçak krizini hariç tutarsak ki burada Davutoğlu’nun yanlış bilgilendirildiği aşikar. Binali Yıldırım daha çok sinirli ve milliyetçi tavırı ile bilinen iyi bir iş bitirici özelliği vardı. Cumhurbaşkanına en yakın isimdi belki ve bu yüzden başbakan oldu. Dolaysıyla Erdoğan güdümlü bir başbakan olarak bilinen bir görünüşü ortaya çıktı.

 

Doğu illeri yıllardır çıkan olaylar ve güvenlik zafiyetleri yüzünden gelişemiyor. Başbakanın dün sunduğu ekonomik paketin başarıya ulaşma ihtimali çok zayıf. Bir kere bölgenin en büyük sorunu güvenlik ve işsizlik. Çok cazip olanaklar sunulmasına rağmen ki buna bedava arazi, bedava makine, ve ürün alım garantisi verilebilir, aslında yatırımcıların koşarak gitmesi gereken bir durum ama kimse risk alıp bölgeye gitmek istemiyor. Fabrika teslimi dahi yapılsa firmaların bölgeye geleceği ve yatırım yapacağı ihtimali zayıf. Dolaysıyla bölgede güçlü ve işsizliği azaltacak bir yatırım beklemek çok yüksek beklenti olur. İnşaat sektörü canlanacağı kesin çünkü bir çok bina yıkıldı artan asayiş sebeplerinden dolayı. Zaten inşaat sektörü bölgedeki en yüksek iş kaynağı ve yıllardır böyle. Sürekli binalar yıkılıyor ve yapılyor, sanki bitmeyecek bir kısır döngü. Ekstradan üç stadyumun yapılması belki biraz daha inşaat sektörün canlandırır ama işsizliğe çare olmayacağı kesin. Bazı illerde 30%-40% arasında işsizlik söz konusu ki bölge insanı zorunlu yardımlara mahkum edilmiş durumda. İş garantisi olmayan kısa vadeli işe alımlar bir nebze de olsa insanlara iş olanağı sağlıyor. 

 

Bölgedeki zenginler aynı zenginler fakirler ise aynı fakirler ve yıllardır bu denklem değişmedi. Gelen paralar görevdeki siyasi ve yetkili memurlar tarafından etraflarına dağıtılmakta ve yatırım geri dönüş oranları çok zayıf. Bingöl ilinde çürümeye bırakılan ve altı yıldır bitirilemeyen devlet hastanesi bunun en büyük ve bariz örneği; bölgede torpil, adamcılık, rüşvet almış başını gidiyor. Yapılan yolar o kadar kalitesiz malzemeden yapılıyor ki dört ayı geçmeden kum olup çukurlar oluşuyor. Bingöl’ün birçok caddesi yamalı bohça gibi yamalı asfaltlarla dolu. Yapılan yatırımlar çoğu göz boyamaca ve cebini doldurmaktan ibaret. Şehir merkezinde trafik ışıkları dahi ciddi anlamda çalışmıyor ve çoğu yetersiz. Sonuç olarak şehir merkezinde bir çok trafik kazası meydana gelmektedir. Şehir merkezlerinde ve dışında artan yüksek polis kontrolleri ile yolculuk yapmak dahi sıkıntılı bir hal almış durumda. 

 

Hükümetin çözüm sürecinde Başarlı olmaması ve hemen oyun bozucu bölgedeki rakip siyasi partiyi  bahane göstermesi bundan sonra bölgedeki en etkin stratejinin güvenlik odaklı devlet yönetimi olacağını gösterdi. Dolaysıyla 1990 larda alışkın olduğumuz ve binlerce insanın öldüğü döneme girmiş olduğumuzu belirtmek istiyorum. Belki de en kolay olan ve oy kaybına sebep olmayacak stratejiyi seçti hükümet. Keşke Kolombiya-Farc veya Filipin-Mindiano Müslümanları anlaşması gibi bir çözüm ve sonuç çıksaydı ortaya.Olmadı İslam coğrafyası sanki cinnet geçirmiş halde silaha sarılmış durumda. Buna artık Türkiye’yi de dahil edebiliriz. Yemende, Suriye ve Irak ta  etnik ve mezhep savaşları, İrana da sıçramış durumda.  Mısır batı destekli darbecilerin elinde can çekişiyor, halkı yıllarca ödenmeyecek borçların altına sokulmuş durumda. IMF ile yapılan anlaşma ile Mısır halkı 10 yıla yakın faiz ödemek zorunda kalacak. Libya, Cezayir, Somali, Nijerya, Eritre, Nijer, Pakistan, Afganistan sapkın İslam maskeli DAEŞ, EL-Kaide, El-Şebap gibi batı destekli örgütler ile istikrarsızlaştırılmış durumda. Keşke diğer Batı ülkeleri ve Dünya ülkeleri gibi çözüm üreten bir masada oturan ve müzakere yapan ülkeler olsak diyor insan. İslam ülkelerindeki müzakere mantığı her taraf dediğim dedik diyor ve daha müzakereler başlamadan iki tarafta silaha sarılıyor. Oysa müzakere mantığında orta nokta-optimal(en iyi çözümü) bulmak vardır ve iki tarafın da taviz vermesi gerekliliği ortaya çıkıyor. Ahların keşkelerin, suçlamaların, nefretlerin bir anlamı yok artık, bunların bedelini ölen canlar ile ödüyoruz. 

 

Kısacası Devlet iyi yönetilmiyor……..Suriyede iş işten geçtikten sonra müdahale edilmesi belkide uzun vadede başımızı ağırtacak bir bataklığa çıkan kapı olacak. Halep düşmeden Türkiyenin Suriyeye müdahale etmesi gerekiyordu. Doğu illerinde hükümet Kürtlerin Suriyedeki kazanımlarının önüne geçmek için girdi genel izlenimi hakim. Bir yandan hükümet eli ile güçlendirilen ve Batı ülkelerin istihbaratlarına bağlı yıllarca çalışan FETÖ örgütünün oluşturduğu kargaşa ortamı bir yandan da bölgede artan umutsuzluk.  

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Bingöl Hava Durumu
BINGOL
Arşiv Arama
- -
Anket

Bingöl Ajans12 Gazetesi Bingöl Haber Gazetesi
© Copyright 2015 Bingöl Haber Ajans12 Gazetes Bingöl Haber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Ajans12 Gazetesi Bingöl Haber ön muhasebe programı
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
BİNGÖL HABERİ