Bingöl Ajans12 Haber Gazetesi

KATILIM BANKACILIĞI(FAİZSİZ BANKACILIK): BİNGÖL ARAŞTIRMASI


Bu makale 2016-12-21 11:32:02 eklenmiş ve 1502 kez görüntülenmiştir.
İmran ASLAN

Bankanın güvenilir olması, dini hassasiyetlerin dikkate alınarak diğer klasik bankaların dışında kalan faizsizlik prensibine göre faaliyet göstermesi, işlemlerin tamamlanması aşamasındaki hız ve etkinlik, bankanın vizyonu, misyonu, bankanın kaç şubesi olduğu, konumu ve alınan ödenecek olan masrafların düşük fiyatta oluşu, uygun kredi şartları, şubelerin fiziki ortamı, banka çalışanlarının samimi tavrı ve kolay ulaşılabilir olması kişilerin banka tercihlerini etkilemede önem taşıyan başlıca etmenlerdir.

Katılım Bankalarının temel amacı, dini sebeplerle ülke ekonomisine katılmayan ve yastık altı duran paraları faizsiz sistem ile ekonomiye dâhil etmektir. Yastık altında duran mevduatların reel ekonomiye aktarılmamasının en belirgin sebebi kişi ve kuruluşların dini inanışlarıdır. Genel olarak amaç faizden arındırılmış ve riski paylaşan bir piyasa türünün oluşturulmasıdır. Dengeli bir finans sistemi kurulması hedeflenmektedir. Katılım bankalarının amaçlarını dini ve ekonomik olmak üzere iki boyutta ele alabiliriz.  İlk boyut olan dini boyut katılım bankalarının en önemli amacıdır. İslam’da faiz, Kur’an-ı Kerim’de geçen açık ayetler ile yasaklamıştır.

Araştırmanın Amacı ve Örneklemi

Rekabetin hızla arttığı günümüz koşullarında Katılım Bankaları, hem mevcut müşterilerini koruyup hem de pazardaki paylarını arttırarak rekabet koşullarında ayakta kalmaya çabalamaktadırlar. Bu bağlamda özellikle bankacılık gibi hizmet sektörlerinde müşteri memnuniyeti büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda müşterilerin bankaları tercih nedenleri ve bankalardan beklentileri net bir şekilde ortaya konmalıdır. Bu çalışma da tam olarak bu ihtiyaç üzerine yapılmıştır.

Türkiye’deki katılım  bankacılığının  kurulmasındaki  amaç,  ekonomiye  katılmayan mali  değerleri  yastık  altından  çıkararak  faizsiz finansman  esasları  çerçevesinde ekonomiye  kazandırmak  ve  İslam  ülkeleri  ile  olan  ilişkileri  geliştirerek  ülkelerin petrol  zengini  olanlarının kaynaklarını  Türkiye’ye  aktarmayı  sağlamaktır.  Bu bankaların, şube-personel  sayıları  ve  mevduat  toplamlarının  artış  seyri incelendiğinde bu amaçlarını önemli ölçüde gerçekleştirdikleri söylenebilmektedir.

 

Araştırmanın evreninin Bingöl ilinde katılım bankacılığı hesabı olan vatandaşları oluşturmaktadır, yaklaşık 10,000 kişinin katılım bankacılığı mevcuttur ilde. Örneklemi ise Bingöl’deki Türkiye Finans Katılım Bankası’nın  müşterileri oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında Bingöl'de faaliyet gösteren katılım bankası müşterileri ile görüşülmüş, anket formları aracılığıyla veri toplanmıştır. Araştırma 2016 yıllının 2 ve 3 üncü döneminde 400 katılım bankacılığı müşterisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma, katılım bankacılığının detaylı bir biçimde ele alınması katılım

Tartışma ve Sonuç

Dünya ekonomisinin 2008 yılı sonrasında yaşadığı finansal kriz süreci İslami finans enstrümanlarının önemini ön plana çıkarmış ve bu nedenle çeşitli İslami finans enstrümanların kullanımını arttırmıştır. Finansal enstrümanlar içerisinde tamamlayıcı bir unsur olan İslami Finans, Finansal Piyasalarda daha adil, katılımcı ve paylaşımcı bir yapısıyla yatırım yapmayı arzulayan kişi/kurumları teşvik ederek, ekonomik sistem içerisinde finansmana erişimi kolaylaştırıp bu sistemde sürdürülebilir maddi ve manevi refahı sağlamaktadır.

Küresel finansal krizin ardından  finans  sisteminin  ciddi şekilde  sorgulanmaya başladığı dönemde,  akademik  çalışmalar,  finansal  sistemi kırılgan  hale  getiren unsurlar üzerinde yoğunlaşmıştır.   Söz konusu çalışmalar sonucunda, özellikle borçlu ile borç  veren  arasında  aracılık  işlevi gören  yapıların  karmaşıklığının  artması, işlemlerin  yüksek  kaldıraç  oranları  üzerinden  yapılması  gibi  hususlar  ön  plana çıkmakta  ve konvansiyonel  finans  sistemi  bu  bağlamda  yoğun  eleştirilere  maruz kalmaktadır.  Bu süreçte  faizsiz  finans  modeli,  konvansiyonel  finans sistemine alternatif  olarak  akademik  ve  kurumsal  çalışmalara  konu  olmuş  ve  İslam  ülkesi olmayan ülkeler de  dâhil olmak üzere tüm dünyada itibar görmeye başlamıştır. Faizsiz finans modelinin bu çerçevede öne çıkan üstünlükleri, bu modelde finansal aktiflerin gerçek ekonomi ile birlikte büyüme göstermesi,  spekülasyona izin verilmemesi,  yatırım kararlarında  sosyal  ve  ahlaki  sorumlulukların  da  dikkate alınmasıdır. Teorik manada İslami finans sisteminin temelinde  öz kaynak finansmanı yer almaktadır.

  Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında 20-40 yaş arasında her yaş aralığında benzer sayıda katılımcının çalışmaya katkı sağladığı görülmüştür ancak 40 yaşın üstündeki katılımcıların diğer yaş gruplarına göre azınlıkta kaldığı tespit edilmiştir. Bu durum katılım bankacılığının gençler arasında yaşlılara göre daha yaygın olduğu şeklinde yorumlanabilir. Bu katılımcıların büyük çoğunluğu ilköğretim, lise veya lisans mezunudur. Ön lisans veya yüksek lisans mezunu olan katılımcıların sayısı diğer mezuniyet gruplarına göre daha azdır. Katılımcıların büyük çoğunluğu aylık 1300-4300 TL arasında kazanırken 4300 TL’den daha fazla aylık geliri olan katılımcıların sayısı diğer gruplara göre daha az olarak bulunmuştur. Katılımcıların büyük çoğunluğunu evli ve esnaf olan kişilerin oluşturduğu görülmektedir. Mesleki açıdan bakıldığında esnaflardan sonra en büyük çoğunluğu memurların oluşturduğu görülmektedir.

Katılımcıların büyük çoğunluğu Türkiye Finans Katılım Bankası’nı tercih ederken, yine katılımcıların büyük çoğunluğu katılım bankacılığını 1-6 yıldır kullanmaktadır. 6 yıldan uzun süredir katılım bankacılığını kullanan katılımcı sayısının oldukça az olduğu tespit edilmiştir. Katılımcılar öne sürülen katılım bankacılığı seçme sebeplerinin neredeyse tamamına yakınının etkili olduğunu düşünmektedirler. Bu sebeplerden en yüksek etkililik oranına sahip seçeneklerin, “Şube personeli ile yakın ilişkilerim”, “Dini hassasiyetlerimin yönlendirmesi”, “Samimi ve yardımsever personel”, “Bankacılık imaj ve popülaritesi” ve “Bankanın İslami Denetleme Kurulu” olduğu görülmüştür. Seçeneklerin hiç biri katılımcılar tarafından “etkili değildir” şeklinde nitelendirilmemiştir. Bir başka deyişle, “etkili değildir” ve “hiç etkili değildir” cevap seçenekleri hiçbir maddede çoğunluk oluşturamamıştır.

            Bunların yanı sıra demografik değişkenlere göre katılımcıların İslami/Katılım bankacılığını seçme sebeplerine bakılmıştır. Bulunan sonuçlara göre 41 yaş üzeri katılımcıların İslami/Katılım bankacılığını seçme sebeplerinin büyük çoğunluğuna diğer yaş gruplarından daha fazla önem verdiği tespit edilmiştir. Genel olarak bakıldığında ise katılımcıların yaşı arttıkça İslami/Katılım bankacılığını seçme sebeplerine verilen önemin daha da arttığı görülmüştür. Ayrıca katılımcıların aylık gelirlerine bakıldığında 2031-3000 TL arası aylık geliri olan orta gelirli katılımcıların İslami/Katılım bankacılığını seçme sebeplerine diğer katılımcılara göre daha az önem verdikleri görülmüştür. Aylık gelir arttıkça bu sebeplere verilen önemin daha da arttığı görülmüştür. Buradan yola çıkarak kişilerin geliri arttığında kullanacakları bankayı daha titiz bir şekilde seçtikleri yorumunda bulunulabilir. Katılımcıların medeni durumlarına bakıldığında bekâr katılımcıların evli katılımcılara göre İslami/Katılım bankacılığını seçme sebeplerine daha fazla önem verdiği görülmüştür. Katılımcıların mesleklerine bakıldığında ise esnafların diğer meslek gruplarına göre banka seçimine daha az önem verdikleri tespit edilmiştir. Katılımcıların eğitim durumlarına bakıldığında anlamlı birkaç sonuç bulunsa da bulunan sonuçlar üzerinde yorum ve genelleme yapılabilecek düzeyde değildirler.

  Son olarak katılımcıların katılım bankacılığı hakkındaki görüşleri incelendiğinde maddelerinin tamamına yakınına katılımcıların katıldığı görülmüştür. Katılımcıların en çok katıldığı maddeler “Banka İslami kurallara uymaktadır.”, “Devlet tarafından yapılan kontroller (İslami kuralara uygunluk yönünden) yeterlidir.” ve “Yatırımım başka bankalarda veya firmalarda faize yatırılmamaktadır.” olmuştur. Genel olarak bakıldığında katılımcıların belirtilen görüşlere katıldığı görülmekteyken “Katılım bankacılığı personel tarafından verilen önerilerin kalitesi yüksektir.” maddesine katılımcıların ne katıldığı ne katılmadığı görülmüştür. Bir başka deyişle bu görüşe verilen pozitif ve negatif yanıtların oranı birbirlerine çok yakın bulunmuştur.

Araştırmaya katılan kişilerin demografik özelliklerine göre katılım bankacılığı hakkındaki görüşlerinin değişip değişmediği incelenmiştir. Bulunan sonuçlara göre katılımcıların yaşları arttıkça katılım bankacılığı hakkındaki olumlu görüşlere daha çok katıldıkları tespit edilmiştir. Katılımcıların aylık gelirlerine bakıldığında ise aylık geliri 3301-4300 TL arasında olan kişilerin “Yatırımım başka bankalarda veya firmalarda faize yatırılmamaktadır” maddesi haricinde genel olarak katılım bankacılığı hakkındaki olumlu görüşlere daha çok katıldığı görülmüştür. Orta gelirli ailelerin katılım bankacılığına daha çok güvendiği yorumu yapılsa da bu güven tam olarak sağlanamamıştır. Bunların dışında katılımcıların eğitim durumları, medeni durumları ve mesleklerine göre yapılan analizlerde bulunan sonuçlar üzerinde yorum ve genelleme yapılabilecek düzeyde değildirler.

 

Yazarlar: Yrd.Doç.Dr.İmran Aslan, Sağlık Fakültesi¸ Bingöl Ünv.

  Ebru ATAOĞLU, Tezsiz Yüksek Lisans Mezunu, İşletme, Bingöl Ünv.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Bingöl Hava Durumu
BINGOL
Arşiv Arama
- -
Anket

Bingöl Ajans12 Haber Gazetesi
© Copyright 2015 Bingöl Haber Ajans12 Gazetes Bingöl Haber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Ajans12 Gazetesi Bingöl Haber ön muhasebe programı