Bingöl Ajans12 Gazetesi Bingöl Haber Gazetesi

SİYASAL GEVENDELERLE DEĞERLERİMİZİ YİTİRİYORUZ!


Bu makale 2015-09-06 18:45:28 eklenmiş ve 4494 kez görüntülenmiştir.
Nurgul AKTEKİN

İlimizdeki seçmenin kendisi ve ötekisi üzerine düşünmesine en çok tetikleyici sağlayan bu yüzden de olumlu ya da olumsuz, zengin çeşitlilikteki düşünsel / duygusal ve fiziksel üretime zemin sağlayan en hareketli dönem aday adaylık müracaat dönemleridir. Siyasal partilere gösterilen aday adaylık dönemindeki teveccühün adaylar belirlendikten sonrada aynı samimiyetle gösterilmediği ilimizde; aday olamamaktan kaynaklı husumet, dinginliklerimizin ve değerlerimizin en büyük düşmanıdır. Siyaset yapma cüretti göstermenin bu kadar olağan ve kendisine anlam yüklemenin bu kadar rahat olduğu bu şehrinde dinginliklerin (huzurun) sağlayıcısı dinamiklerin ve değerlerin bu tarz hesapçı husumetle ne kadar yozlaştığının farkında mıyız?

Bingöl şehirleşme oranı itibari ile küçük bir şehirdir. Sokağa her çıkışımızda çevremizde bir sürü her şeyden anlayan(!) vekil olmaya hevesli aktivist görürüz. Siyasetin konuşulduğu caddeler, kahvehaneler, kafeler ve ortak paylaşım mekânlarımız hatta meydan okumaların gösteri alanına dönüştüğü sanal medya;  kendimizi ve azımsanamayacak bir yanı yine bizden müteşekkil olan ötekini bize yansıtan sayısız benzerimiz ile çatıştırılarak siyaset yapanlarla çevrilidir. Sadece siyaset ve politikanın ürünü olarak düşünülen bir gelişmişlik yahut geri kalmışlık ile o kadar meşgul ediliyoruz ki; bu dönem zarfında uçarı vaatlerde bulunanlara prim vererek; toplum  yapımızı, değerlerimizi, değer yargılarımızla birlikte, çocukları, gençleri, yaşlıları, sevgilileri, yalnızları, yapısal olarak trafik karmaşasını, sonra sosyo-ekonomik sorunlarımızı hatta ağaçları, taşları ve sıradan olana olan ilgimizi ve bunlarla sağlanan dinginliklerimizi mutluluklarımızı bayağılaştırıp öteleyenleri ‘’kendi celladımız olarak övmeye’’ alıştırılıyoruz. Oysa siyaset mekanizması, tüm bu dinginliklerimizi geliştirdiği kadarıyla bir arada ve yanı başımızda olmalıdır. Yani aday adayı profillerini dinginlik ve bir aradalık arayışlarımızın içinden seçerek bizleri temsili yet  (vekillik) için cesaretlendirmek durumundayız. Çünkü kargaşa ortamlarını fırsat bilenleri ve yansımalarını çatışarak buyur ettiğimiz takdirde, daha büyük hezimetlere davetiye çıkarmış olacağız. Bizleri çatıştırmanın, kendilerine hizmet ettiğini çok iyi bilenler; tüm bu sorunlar için kafa yorduğumuz zamanlarımızda siyasal partinin politikalarından çok kendi vaatleri ile gündem oluşturarak ötekini kirletirken değerlerimizi dolayısı ile bizleri yozlaştırmanın nedeni oluyorlar.

Bu işin yapabileni olarak; medeni bir cesaret oltaya koyduğunuz siyasi cüret karlıklarınız; bir dinginlik ve kalite taşıyorsa büyük olasılıkla toplum yapımızı, değerlerimizi, değer yargılarımızla birlikte, çocukları, gençleri, yaşlıları, sevgilileri, yalnızları, yapısal olarak trafik karmaşasını, sonra sosyo-ekonomik sorunlarımızı hatta ağaçları ve taşları, komşu ülkemizdeki  çocukların kıyıya vuran naif bedenlerinin üzerimizde bıraktığı etkileri, evlerimizdeki yaşlıların tevekkülle biçim kazanmış kavisli bedenlerine gösterilen saygının yansımalarını kısacası kültürümüzü buyur ettiğimiz değerlerimizi de biliyor olmanız gerekmektedir.

Peki, siyasetinizde işleyen siyasi süzgeç böyle mi?

Ben şehrimiz için üretilecek politikaların içsel ve dışsal konjonktüre göre değişiklik gösterdiği zamanlarda da politika üreticilerin neyi görmek istediklerine ve istemediklerine dair olan niyetlerine ve niyetlerini belirleyen ana düşünce modellerine bakarım. Yani anlam yüklediğim politikacıların süzgecinin toplum için ne damıttığına bakabilmenin yolunun bu olduğunu düşünüyorum.  

Siyasetin konuşulduğu caddeler de, kahvehaneler de, kafeler ve ortak paylaşım mekânlarımızdan ne yazık ki! Meydan okumaların gösteri alanına dönüştüğü sanal medyaya kadar her yerde gözümüzün
nuru kadar değerli olanlarımızı hesapçı nedenlerle türlü türlü kirletme politikaları ile kilometrelerce uzağa iten, en uzağımızdakini baş tacı yapan bir çatışkıdan söz ediyorum. Böylece öteki kıldıkları ile huzurumuza ne kadar zarar verildiğine bakarım. 

Siyasette yetkin olmayanlara yüklenen anlam ve sürekli çatışkı ile aynı parti içerisinde hizipleşen aday adayı profillerinden tecrübe edilen tek şey; aynı davaya ve ortak menfaatlerimize hizmet etmek için yola çıkmışları (Parti Teşkilatı dahil, tüm gönüldaşları) birbirine düşman etmek olmuştur.

Peki soruyorum size? Kimdir, sokakta görür görmez kendilerinden yüzlerinizi çevirdiğiniz, varlıklarını “varlıklarınıza’’ batan mor çiçekli diken bildiğiniz insanlar? Kimdir yanı başınızdan geçtiklerinde, omzunuza dokundukları halde görmek istemedikleriniz; varlıklarını
reddetmek için binbir oyun çevirdikleriniz?  Varlıklarını reddetmeyi öyle çok isterisiniz ki sizinle sadece aynı ortamı paylaşmaları bile sizi çileden çıkarır; sinirlenmeye ve hatta belki de söylenmeye başlarsınız. “Ne işi var canım bunların aramızda?” derken onları bulunduğumuz pahalı mekânların dışına hapsetme hakkını nerden bulursunuz kendinizde! Aday olamamanız durumunda indiregandi ettiğiniz davanızın kutsiyetinde boğulan değerlerimizdense umarım şahsiyetleriniz olur.

Güçlülük hapı yutturulmuş(!) bu tipler egoları ile gerçek(öz) vasıflarını siyasal parti politikalarına bulaştırdıklarında etrafındaki gevendeleri de; aczini anımsatan her türlü insanı sömürüyorlar. Tüm bu olumsuzlukların olmaması için siyasi parti karar mekanizmalarının optimum sayıda aday adaylığı müracaatı dayatıp, müracaat edenlerden de maksimum seviyede destek olunmasını sağlaması gerekmektedir.

 

Siyasal dışlanmaya maruz bırakılan ve hem de kurumsal olarak korunma vaadiyle
sömürülen grupların alternatiflerinin ne olduğunu hesaplayamayanlar, sözüm sadece sizedir bilin isterim.  Bu insanlara tahammül edememe ve onların varlıklarından rahatsız olma dereceniz kadar aslında kirletmiştir siyaset sizi. Öyle olmuşsunuz ki siyasetin iliğini emerek ötekine tahammül edemez olmuşsunuz. Çünkü ötekine dönüşme ihtimalini hatırlamaktan bile ödünüz kopuyor. Lanetlediğiniz bir sınıfın üyeleriyle yüzleşmek yaşamak, sizleri saldırgan kılıyor.  Seçmeni çileden çıkaran,öfkesini uyandıran bir deneyimdir  içinde bulunduğunuz çatışık hal. Bu seçmenin kabullenemediği ölçüde güvensiz bir ortam yaratmış, toplumun her kesminden üyesi bulunan teşkilatınızın da çalışma azmini kırmıştır, bilginize. Eğer adaylık seçimi ile aranızdaki kopukluklar ve samimiyetsizlikleriniz devam ederse sonuçta kişileri çatıştırdığınız  ölçüde kabul görmez ve sizlerden kurtulmak için  halk tek çözüm yolu olarak  parti politikalarına yüklenip her şeyi, herkesi reddetmek olacaktır. Oysa inançlarımızın ve muhafazakâr kimliğimizin gereği olarak toplumumuzda, özellikle de ileri derecede akrabalık ilişkilerinin birincil bulunduğu insanlarımızda hiç rastlayamayacağınız bir duygudur öfke. Bizler toplum olarak her zaman yüzlerinde sınırsızca genişleyen bir memnuniyetle dolaşırız. Siyasi kaygılarınız ve kişisel menfaatleriniz bizleri ayrıştırmadığı sürece hatırbilir ve şefkatli bir hancı olarak duracağımıza söz veriyoruz. Peki ya siz!

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Mobil
Metin kilic 2015-09-06 21:29:48
Tamam çok güzel. Bir eleştiri kendini çok kasmişsin. Bu kısaca "...................." ifade edebilirdin
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Bingöl Hava Durumu
BINGOL
Arşiv Arama
- -
Anket

Bingöl Ajans12 Gazetesi Bingöl Haber Gazetesi
© Copyright 2015 Bingöl Haber Ajans12 Gazetes Bingöl Haber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Ajans12 Gazetesi Bingöl Haber ön muhasebe programı
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
BİNGÖL HABERİ